Defterin arkasındaki fikir

Çeken, yanlış yapan, sonra yazan insanlar

Fotoğraf Karesi İstanbul’da, yürürken çekilen karelerin notlarından çıkan bir defter. Bu sayfada neden yazdığımızı, nasıl çalıştığımızı ve kimlerin okuduğunu anlatıyoruz.

Alacakaranlıkta ıslak İstanbul sokağında lamba ışıklarının yansımaları ve şemsiyeli tek bir silüet.
Bu karede ayar yok, bekleme var.

Kare 01 · Yaklaşım

Önce bakmayı öğretmek istedik, ayarları sonra

Fotoğraf anlatımlarının çoğu bir menüyle açılıyor: ISO nedir, diyafram nedir. Bize hep ters geldi. Sokakta durup “şu duvara bak, ışık nerede kırılıyor?” demek, bir tabloyu ezberletmekten daha çok iş görüyor.

Bu yüzden yazıyı yazmadan önce dışarı çıkıyoruz. Çekiyoruz, yanlış yapıyoruz, eve dönüp neyin tutmadığına bakıyoruz. Yani öğrenirken yazıyoruz; öğretmen koltuğunda oturmuyoruz.

Bir şeyi yanlış anlattığımızı fark edersek yazıyı düzeltiriz. (Bu da bizim için öğrenmenin parçası.)

Kare 02 · Kurallar

Kendimize koyduğumuz birkaç kural

01

Yüz çekmek bir izin işi

Sokakta tanınabilir bir yüz yakalarsak onu yazıya koyup koymamayı ayrıca düşünürüz. Çoğu zaman sırtı dönük ya da bulanık olan kareyi seçeriz.

02

Bilmiyorsak bilmiyoruz

Bir ayarın neden öyle çalıştığını tam çözemediysek uydurmayız. “Bunu henüz anlamadık” yazmak, yarım bir cevaptan iyidir.

03

Cihazın etiketi konuşmaya girmez

Eski bir telefonla çekilmiş iyi bir kare, pahalı bir makinenin yamuk karesinden değerlidir. Hangisini aldığınızı tartışmıyoruz.

04

Okuyup kapatın, çıkın

Yazı kısa tutuluyor ki ekrandan kalkıp bir köşeye gidebilesiniz. Defter, çekmenin yerini tutmaya çalışmıyor.

Kare 03 · Okur

Bu defter size göre mi?

Aşağıdakilerden biri size yakınsa, evet. Başka bir sorunuz varsa bize yazın; hangi konuları işlediğimizi de yazı başlıkları sayfasında görebilirsiniz.

Telefonla yeni başlıyorum, geride kalır mıyım?

Hayır. Yazılar sıfırdan başlıyor ve bir terim ilk geçtiği yerde açıklanıyor. Kimse sizden önceden bir şey bilmenizi beklemiyor.

Yıllardır çekiyorum, bana bir şey kalır mı?

Bilemeyiz, söz vermek istemiyoruz. Ama aynı yerde takıldığını hisseden biri için ışık ve kadraj yazıları genellikle yeni bir soru bırakıyor. Zaten iş soruyla başlıyor.

Düğün ya da ürün çekimi için mi öğreneceğim?

Onları anlatmıyoruz. Biz amatörüz; kendi mahallesinde, kendi keyfine çekenler için yazıyoruz. Stüdyo ışığı ya da müşteri işi bu defterin konusu değil.